
İklim Göçü: Geleceğin Sosyo-Ekonomik Haritası
- UEUSATAM EDİTÖR
İklim değişikliği, 21. yüzyılda sadece çevresel bir bozulma değil, küresel güvenlik, ekonomi ve demografiyi temelinden sarsan bir tehdit çarpanı olarak tanımlanmaktadır.
Yükselen deniz seviyeleri, aşırı kuraklık ve diğer iklimsel felaketler nedeniyle milyonlarca insanın yerinden edilmesi, "iklim mültecileri" kavramını ortaya çıkarmakta ve bu durum, 21. yüzyılın en büyük sosyo-ekonomik tehditlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu küresel hareketlilik, özellikle su kaynaklarının yetersizliği ve tarımsal üretimin düşüşü gibi faktörlerle tetiklenmekte olup, uluslararası toplumun acil ve kapsamlı stratejiler geliştirmesini zorunlu kılmaktadır.
Antroposen Çağının Yeni Fenomeni
İklim değişikliği, 21. yüzyılda sadece çevresel bir bozulma değil, küresel güvenlik, ekonomi ve demografiyi temelinden sarsan bir tehdit çarpanı olarak tanımlanmaktadır. Tahminler, 2050 yılına kadar sadece kendi ülkeleri içinde yerinden edilecek insan sayısının 140 ila 216 milyon arasında olacağını, 2100 yılına gelindiğinde ise bu rakamın 630 milyona ulaşabileceğini göstermektedir. Bu göç dalgası, sadece bir nüfus hareketi değil; emeğin, sermayenin ve sosyal dokunun küresel ölçekte yeniden haritalanmasıdır.
Risk Altındaki Bölgelerin Kategorizasyonu
İklimsel itici güçler homojen değildir; farklı coğrafyalar farklı kriz türleriyle karşı karşıyadır. Göç rotalarını anlamak için bu bölgeleri kriz türüne göre kategorize etmek elzemdir. Özellikle güney yarımküredeki ülkelerden kuzeydeki daha gelişmiş ekonomilere doğru bir iklim krizi göçünün yaşanması olası senaryolar arasındadır. Deniz seviyesi yükselmesi nedeniyle özellikle alçak kıyı bölgelerde bulunan ve büyük şehirlere sahip ülkelerin sosyoekonomik yapılarının büyük bir tehdit altında olduğu öngörülmektedir. Kuraklıktan etkilenecek bölgelerden kaynaklanan göçün 21. yüzyılda en az %200 artacağı ve uluslararası iş birliği eksikliği durumunda bu oranın %500'e kadar çıkabileceği tahmin edilmektedir. Bu bağlamda, iklim değişikliğinin tetiklediği göç hareketlerinin sosyal politikalar ve mülteci hakları üzerindeki etkileri, sürdürülebilir ve adil bir gelecek inşa etmek için kritik bir öneme sahiptir.
İklim değişikliğiyle mücadelede göçün proaktif bir uyum önlemi olarak ele alınması, insanların gelirlerini çeşitlendirmelerine ve geçim kaynaklarını tehdit eden çevresel değişimlere karşı direnç kazanmalarına olanak sağlayabilir. Bununla birlikte, iklim değişikliğinin neden olduğu yoksulluk ve geçim kaynaklarındaki kayıplar, genellikle birden fazla faktörle etkileşime girerek olumsuz sonuçlar doğurmakta ve uluslararası hukukun sağladığı korumanın çoğu zaman geçici nitelikte kalmasına yol açmaktadır. Özellikle Sahra-Altı Afrika, Güney Asya ve Latin Amerika gibi bölgelerde iklim krizine bağlı iç ve sınır ötesi göçlerin yoğunlaşması beklenmektedir.
Dünya Bankası'nın Groundswell raporuna göre, bu üç bölgede 2050 yılına kadar yaklaşık 143 milyon kişinin kendi ülkeleri içinde iklim değişikliği nedeniyle yer değiştirmek zorunda kalacağı öngörülmektedir. Bu bağlamda, Sahra-altı Afrika'da 86 milyon, Güney Asya'da 40 milyon, Doğu Asya ve Pasifik'te 49 milyon, Latin Amerika'da 17 milyon, Kuzey Afrika'da 19 milyon ve Doğu Avrupa ile Orta Asya'da ise 5 milyon kişinin iklim krizi nedeniyle yer değiştireceği tahmin edilmektedir.
Bu bölgelerde göçün temel nedeni, geçim kaynaklarının (tarım ve hayvancılık) ekolojik olarak imkansız hale gelmesidir. Özellikle Sahra Altı Afrika, Güney Asya ve Latin Amerika gibi coğrafyalarda, kuraklık ve su kıtlığı tarım sektörünü felç ederek geniş çaplı gıda güvensizliği ve ekonomik çöküşe yol açmakta, bu da iç ve uluslararası göçü tetiklemektedir. Bu durum, özellikle 2050 yılına kadar 170 milyon kişinin iç göçe maruz kalacağı öngörülen Sahra Altı Afrika bölgesinde belirgin olup, bu bölgelerdeki hızlı nüfus artışı da çevresel baskıyı artırmaktadır.
Sahra Altı Afrika ve Sahel Kuşağı: 2050 yılına kadar 86 milyon iklim göçmeninin çıkış noktası olması beklenen bu bölge, yağış rejimindeki dalgalanmalar nedeniyle en kırılgan alandır. Bölgedeki su kıtlığı ve çölleşme, gıda güvenliğini doğrudan tehdit ederek geniş ölçekli yerinden edilmeleri tetiklemektedir. Bu durum, bölgedeki sosyo-ekonomik istikrarsızlığı artırarak, mevcut insani krizleri daha da derinleştirmekte ve komşu ülkelere doğru önemli bir göç baskısı oluşturmaktadır. Bu durum aynı zamanda kırsal alanlardan kentsel merkezlere doğru iç göçü de yoğunlaştırmakta, şehirlerdeki altyapı ve hizmetler üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Ayrıca, bu bölgelerden kaynaklanan göçün, özellikle Avrupa gibi kıtalara doğru demografik ve ekonomik dinamikler üzerinde derin etkileri olması beklenmektedir. Bu göç hareketleri, hedef ülkelerde işgücü piyasaları, sosyal hizmetler ve kültürel entegrasyon süreçleri üzerinde önemli dönüşümlere yol açarken, aynı zamanda siyasi gerilimleri de artırma potansiyeli taşımaktadır. Bu bağlamda, Dünya Bankası'nın raporları, 2050 yılına kadar Sahra-altı Afrika'da 86 milyon kişinin, Güney Asya'da 40 milyon kişinin ve Latin Amerika'da 17 milyon kişinin iklim değişikliği nedeniyle ülke içinde yerinden edileceğini tahmin etmektedir. Bu iç göç hareketlerinin yanı sıra, kıtalararası göç rotaları da özellikle Avrupa ve Orta Doğu gibi daha gelişmiş bölgeleri etkileyecek ve bu durum, göçmenlerin entegrasyonu, işgücü piyasası uyumu ve sosyal hizmetlere erişimi gibi konularda yeni politikalar geliştirmeyi zorunlu kılacaktır.
Orta Doğu ve Kuzey Afrika: Fas, Tunus, Irak ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde sıcaklıkların 50 derecenin üzerine çıkması, bu coğrafyaları yaşanamaz hale getirmektedir. Su kıtlığı, kırsal nüfusu kentlere, oradan da sınır ötesine iten temel katalizördür. Bu durum, özellikle Avrupa Birliği ülkelerine yönelik düzensiz göç akışlarını artırmakta ve bu bölgelerdeki politik istikrarsızlığı tetiklemektedir. Bu göç baskısı, aynı zamanda bölgedeki gıda güvenliğini de olumsuz etkileyerek, kaynak rekabetini artırmakta ve mevcut çatışma potansiyelini yükseltmektedir. Bölgedeki su deşarjının zaten kritik derecede düşük olması ve 2°C'lik bir sıcaklık artışıyla %15-45 oranında daha düşmesi öngörülmesi, tarım sektörünün ciddi biçimde etkilenmesine ve kırsal geçim kaynaklarının daha da kötüleşmesine yol açacaktır. Bu durum, özellikle Avrupa'ya yönelik göç akışlarını artırarak hem kaynak ülkelerin hem de hedef ülkelerin demografik ve sosyoekonomik yapıları üzerinde önemli değişimlere neden olacaktır. Bu makro ölçekteki demografik dönüşümler, göç alan ülkelerde entegrasyon politikaları, işgücü piyasası adaptasyonları ve sosyal hizmet altyapılarının yeniden yapılandırılması gibi alanlarda kapsamlı stratejiler gerektirecektir. Bu stratejilerin geliştirilmesinde, iklim göçünün karmaşık ve çok boyutlu yapısının dikkate alınması, özellikle kuraklık kaynaklı göçmenlerin adaptasyon süreçlerini destekleyici mekanizmaların oluşturulması büyük önem taşımaktadır.
Deniz Seviyesi Yükselmesi ve Sel Riski Bölgeleri
1. Güney Asya: Deniz seviyesindeki yükselme, verimli tarım arazilerinin tuzlanmasına ve kalıcı su baskınlarına neden olmaktadır. Bu bölgede 40 milyon insanın yerinden edileceği öngörülmektedir. Bu durum, Bangladeş ve Hindistan gibi yoğun nüfuslu kıyı bölgelerinde yaşayan milyonlarca kişinin yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını doğrudan tehdit etmekte, büyük ölçekli iç ve sınır ötesi göç dalgalarını kaçınılmaz kılmaktadır. Bu durum, özellikle 2020'de Güney, Doğu Asya ve Pasifik'te fırtına ve seller nedeniyle yaklaşık 21 milyon insanın yerinden edildiği göz önüne alındığında, bölgesel istikrarsızlık ve insani kriz riskini artırmaktadır. Bölgelerdeki bu çevresel değişiklikler, ayrıca gıda ve su güvenliği üzerindeki baskıyı artırarak, mevcut sosyo-ekonomik zorlukları daha da derinleştirmekte ve milyonlarca insanı temel yaşam koşullarını sürdürebilmek için göç etmeye mecbur bırakmaktadır. Bu durum, özellikle Bangladeş, Hindistan, Pakistan, Nepal ve Sri Lanka'da 2030 yılına kadar 37,4 milyon, 2050 yılına kadar ise 62,9 milyon kişinin yerinden edilmesine neden olacak ve Güney Asya'daki yoksulluk ve eşitsizliği daha da kötüleştirecektir. Deniz seviyesindeki yükselmelerin ve tuzlu su oranındaki artışın, özellikle kıyı bölgelerindeki yeraltı su seviyelerini etkileyerek tarım arazilerini kullanılamaz hale getirmesi, Bangladeş, Çin, Endonezya ve Hindistan gibi yoğun nüfuslu Güney Asya devletleri için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
2. Küçük Ada Devletleri ve Kıyı Metropolleri: Pasifik adalarının yanı sıra, New York’tan Şanghay’a kadar kıyı şehirleri, felaket tehdidi altındadır. Bu durum, dünya genelindeki alçak rakımlı kıyı bölgelerinde ve büyükşehirlerde yaşayan nüfuslar için zorunlu göç riskini artırmaktadır. Küçük ada devletlerinde deniz seviyesinin yükselmesiyle ortaya çıkan göçler zorunlu göç kategorisinde değerlendirilmelidir. Zira bu bölgelerdeki ekosistemlerin bozulması ve tarım alanlarının kaybı, yerel ekonomileri çökertmekte ve yaşam alanlarını tamamen yok etmektedir. Bu tür çevresel felaketler, söz konusu ada devletlerinin kültürel mirasını ve toplumsal yapılarını da derinden etkileyerek, küresel ölçekte bir insani kriz potansiyeli taşımaktadır. Bu bağlamda, 2018 yılında fırtınalar ve tayfunlar nedeniyle dünya genelinde 9,3 milyon ve kasırgalar sebebiyle 7,9 milyon kişinin yerinden edildiği düşünüldüğünde, bu iklim olaylarının küresel göç dinamikleri üzerindeki etkisi giderek artmaktadır. Bu durum, özellikle alçak rakımlı kıyı bölgelerindeki ve küçük ada devletlerindeki halklar için sadece fiziksel yerinden edilme değil, aynı zamanda kültürel kimliğin ve toplumsal bütünlüğün kaybı gibi derin sosyolojik sonuçlar doğurmaktadır.
Göç Modellemesi: Nereye ve Nasıl?
İklim göçü üzerine yapılan modern modellemeler (yerçekimi modelleri ve makroekonomik kanallar), göçün her zaman doğrusal olmadığını ortaya koymaktadır. Aksine, bu süreç, hem karmaşık itici ve çekici faktörlerin hem de bireylerin adaptasyon kapasiteleri ile sosyo-ekonomik bağlamlarının etkileşimi sonucunda şekillenen çok boyutlu bir olgudur. Bu bağlamda, iklim koşullarının ekonomik ve sosyal etkenlerle iç içe geçerek eşitsiz bir dünyada göçü nasıl tetiklediği üzerine yapılan çalışmalar, bu karmaşık ilişkiler ağını aydınlatmaktadır. Özellikle kuraklıktan etkilenen bölgelerde su kıtlığının ve tarımsal verimlilikteki düşüşün artması, insanların geçim kaynaklarını kaybederek iç veya uluslararası göç yollarına yönelmesine neden olmaktadır.
Kademeli ve kısa mesafeli göç
İklim göçü genellikle en yakın güvenli alana, yani ülke içindeki kentsel merkezlere doğru başlar. Kırsal kesimdeki çiftçiler, önce yerel şehirlere akın ederek buralarda kontrolsüz bir şehirleşme ve altyapı krizi yaratır. Ancak bu şehirler de iklim şoklarına maruz kaldığında, göç uluslararası bir boyut kazanır. Bu süreçte, şehirlerin de yükselen sıcaklıklar, su kıtlığı ve gıda temin sorunları gibi iklimle ilgili kendi problemleriyle karşı karşıya kalması, insanların ulusal sınırların ötesine kaçmak zorunda kalmasına neden olmaktadır. Afrika özelinde ise, tarımsal faaliyetlerin büyük ölçüde yağışa bağımlı olması ve iklim değişikliğiyle azalan tarımsal üretim, kırsal nüfusu kent merkezlerine yöneltmekle kalmayıp, uluslararası göç dalgalarını da tetiklemektedir. Bu durum, Sahra Altı Afrika'da beklenen milyonlarca iklim göçmeniyle birlikte, bölgedeki sosyo-ekonomik ve demografik yapı üzerinde derin etkiler yaratacak ve özellikle su ve gıda kaynaklarına erişimdeki sıkıntıları daha da artıracaktır.
Afrika'dan Avrupa'ya Göç: Tehdit mi, Fırsat mı?
Avrupa dünyada en sık göç alan bir bölgedir. Afrika ve Avrupa arasındaki göç koridoru, iklim meselesinin en hararetli tartışma alanıdır. Bu bağlamda, iklim değişikliğinin tetiklediği kuraklık, kıtlık ve doğal afetler gibi çevresel şoklar, Afrika kıtasındaki nüfus hareketliliğini artırarak Avrupa'ya yönelik yeni göç dalgaları yaratma potansiyeli taşımaktadır. 2050 yılına kadar 200 milyon insanın iklim mültecisi durumuna düşeceği tahmin edilirken, bu durum hem göç veren hem de göç alan bölgeler açısından bütün bir toplumu etkileyecektir. Bu durum, özellikle Afrika'dan Avrupa'ya yönelen göç akımlarının, kıtanın demografik yapısı, ekonomik kalkınması ve sosyal entegrasyon süreçleri üzerinde önemli etkiler yaratabileceği ihtimalini gündeme getirmektedir. Bu noktada, Dünya Bankası Grubu'nun 2018 raporu, Sahra Altı Afrika, Güney Asya ve Latin Amerika'da 2050 yılına kadar 143 milyon kişinin iklim değişikliği nedeniyle ülke içinde yerinden edilebileceğini öngörerek, bu iç göçlerin uluslararası hareketliliğe evrilme potansiyeline dikkat çekmektedir. Ancak, olağanüstü hava olaylarının sıklığının artması ve deniz seviyesinin yükselmesiyle, Kuzey Avrupa ve kıyı bölgeleri de dahil olmak üzere gelişmiş ülkeler, iklim göçmenliğine ilişkin artan bir yükü omuzlamak zorunda kalacaktır.
Avrupa için bu akın, bir yandan iş gücü piyasasındaki boşlukları doldurma fırsatı sunarken, diğer yandan kurumsal ve altyapısal bir felç riskini de beraberinde getirir. Özellikle, göçmenlerin istihdam, barınma, sağlık ve eğitim gibi temel hizmetlere erişimindeki yetersizlikler, sosyal uyumsuzlukları ve kamu hizmetleri üzerindeki yükü artırarak kabul eden toplumlar üzerinde önemli ekonomik ve sosyal maliyetler oluşturabilir. Bu durum, Avrupa Birliği'nin yeşil ve dijital dönüşüm hedefleri doğrultusunda nitelikli üçüncü ülke vatandaşlarına olan ihtiyacını artırırken, düzensiz göçün önüne geçilmesi ve entegrasyon süreçlerinin güçlendirilmesi için yeni stratejilerin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bununla birlikte, iklim krizinin gölgesi altında, Avrupa Birliği'nin 2050 yılına kadar iklim nötr bir kıta olma hedefi doğrultusunda belirlenen Avrupa Yeşil Mutabakatı, bu göç dalgalarının yönetimi ve entegrasyonu süreçlerinde yeni zorluklar ve fırsatlar sunmaktadır.
Yabancı Düşmanlığı ve Siyasi İstikrarsızlık: Kontrolsüz göç akışları, ev sahibi ülkelerde kaynak rekabetini tetikleyerek yabancı düşmanlığını ve siyasi kutuplaşmayı besleyebilir. Bu durum, Avrupa genelinde yükselen milliyetçi hareketler ve popülist partilerin güçlenmesiyle siyasi istikrarsızlığa yol açabilir, ulusal çıkarların Avrupa birliğinin ortak hedeflerinin önüne geçmesine neden olabilir. Bu süreçte, iklim göçünün insani boyutları, özellikle de uluslararası hukukta henüz net bir statüye sahip olmayan iklim mültecilerinin korunması ve entegrasyonu, hem etik hem de pratik bir zorluk olarak Avrupa'nın gündeminde yer almaktadır. Bu bağlamda, iklim değişikliğinin etkilerini en aza indirme ve iklim göçünün potansiyel olumsuz sonuçlarını yönetme çabaları, Avrupa'nın sürdürülebilir bir gelecek inşa etmesi için merkezi bir öneme sahiptir. Bu bağlamda, iklim değişikliğinin neden olduğu göç dalgalarının ekonomik ve sosyal etkilerini değerlendirirken, alıcı bölgelerde artan kaynak talebi ve potansiyel toplumsal gerilimlerin dikkate alınması elzemdir. Ayrıca, iklim göçmenliğinin eğitim sektörü üzerindeki olası etkileri, aşırı sıcaklıkların eğitim başarısını düşürme riski ve iklim olaylarının eğitim altyapısını aksatma potansiyeli gibi sosyal sektörler de kapsamlı bir şekilde incelenmelidir. Bu analizler, iklim göçünün karmaşık yapısını ve Avrupa'nın mevcut sosyo-ekonomik sistemleri üzerindeki potansiyel dönüştürücü etkilerini daha iyi anlamak için multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Bu bağlamda, Avrupa Birliği'nin, hem kısa hem de uzun vadede iklim göçünün getireceği demografik değişimlere uyum sağlayacak ve bu değişimi yönetebilecek esnek ve kapsamlı politikalar geliştirmesi, bölgesel istikrar ve sosyal uyum açısından hayati önem taşımaktadır.
Zincirleme Etkiler: Avrupa sadece göçle değil, kaynak bölgelerdeki iklimsel çöküşün tedarik zincirlerini ve finansal piyasaları bozmasıyla da dolaylı olarak etkilenecektir. Bu durum, iklim değişikliğinin küresel ekonomiler üzerindeki çok boyutlu etkilerini ve entegre sistemlerdeki kırılganlıkları ortaya koyarak, uluslararası iş birliğinin ve adaptasyon stratejilerinin önemini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, iklim değişikliğine bağlı göçün yönetimi ve düzenlenmesi, savunmasız iklim mültecilerini kapsayacak şekilde ele alınmalı ve ülkeler önleyici tedbirler alarak küresel çözümler üretmeye odaklanmalıdır. Bu tür entegre yaklaşımlar, iklim değişikliğinin sosyal, ekonomik ve siyasi boyutlarını kapsamlı bir şekilde ele alarak, gelecekteki iç çatışma ve göç gibi unsurların yayılmasını önleyici nitelikte stratejiler geliştirmeyi sağlayabilir. Bu stratejiler, özellikle iklim değişikliğinin temel nedenlerine inerek ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğini sağlayarak, gelecekteki olumsuz etkileri büyük ölçüde azaltabilir. Bu nedenle, iklim dirençli kurumların ve sosyo-ekonomik yapıların güçlendirilmesi, iklim değişikliğinin yol açtığı sosyo-ekonomik riskleri azaltmada kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle iklim değişikliğinin neden olduğu aşırı hava olayları ve bunların tetiklediği afet risk yönetimi, mevcut toplumsal yapılar üzerinde ciddi baskılar oluşturarak, uyum kapasitelerini aşan sonuçlar doğurabilmektedir.
Sonuç olarak iklim göçü, durdurulabilecek bir süreç değil, yönetilmesi gereken bir realitedir. Geleceğin sosyo-ekonomik haritası, duvarlarla değil, adaptasyon stratejileriyle çizilmelidir. "İklim mültecisi" kavramının uluslararası hukukta tanınması ve 1951 Cenevre Sözleşmesi’nin bu yeni gerçekliğe göre güncellenmesi gerekmektedir. Kaynak ülkelerde tarımsal dayanıklılığın artırılması ve su yönetim sistemlerinin modernize edilmesi, göçün "zorunluluk" olmaktan çıkıp "tercih" haline gelmesini sağlayabilir. İklim göçü sadece güneyden kuzeye bir nüfus akışı değil; dünyanın ekolojik merkezkaçıyla uyumlu yeni bir küresel düzen arayışıdır. Bu haritayı doğru okumak, geleceğin en büyük insani krizini, yeni bir küresel iş birliği fırsatına dönüştürebilir.
Kaynaklar
AĞIRALAN, E., & Sadioğlu, U. (2021a). İklim Değişikliği Farkındalığı ve Toplum Bilinci: İstanbul Örneği. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 21(2), 627. https://doi.org/10.18037/ausbd.959287
AĞIRALAN, E., & Sadioğlu, U. (2021b). İklim Değişikliği Farkındalığı ve Toplum Bilinci: İstanbul Örneği. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/ausbd/issue/63181/959287
Ahsan, M. M., & Varol, N. (2020). Magnitude of Environmentally Induced Migration: A Study on Developed and Developing Countries. Antropoloji, 39, 123. https://doi.org/10.33613/antropolojidergisi.694151
Akkuş, B. (2016). Değerler ve Çıkarlar Arasında “Sıkışmışlık”: Suriyeli Mülteciler Örneği Üzerinden Avrupa Birliği’nin Mülteci Politikasına Gerçekçi Bir Yaklaşım. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/europ/issue/44791/557180
Almulhim, A. I., Alverio, G. N., Sharifi, A., Shaw, R., Huq, S., Mahmud, M. J., Ahmad, S., & Abubakar, I. R. (2024). Climate-induced migration in the Global South: an in depth analysis. Npj Climate Action, 3(1). https://doi.org/10.1038/s44168-024-00133-1
Amran, G., Bélanger, A., Conte, A., Gailey, N., Ghio, D., Grapsa, E., Jensen, K., Loichinger, E., Marois, G., Muttarak, R., Potančoková, M., Sabourin, P., & Stonawski, M. (2019). Demographic scenarios for the EU : migration, population and education. In EUR. Publications Office of the European Union. https://doi.org/10.2760/590301
An, N., Demiralay, Z., Ucal, M., & Kurnaz, M. L. (2025). The nexus between migration and environmental degradation based on fundamental climate variables and extreme climate indices for the MENA domain. Climate Services, 38, 100564. https://doi.org/10.1016/j.cliser.2025.100564
An, N., Turp, M. T., & Kurnaz, M. L. (2021). İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE BAĞLI ÇEVRESEL BOZULMANIN GÖÇ KARARINA ETKİSİ: GENEL BİR BAKIŞ. Ege Coğrafya Dergisi :/Ege Coğrafya Dergisi, 30(2), 383. https://doi.org/10.51800/ecd.932879
Aslan, S. Y., & Özdemir, G. (2025). İklim Değişikliğinin Göçe Yansımaları: Bir Örneklem Olarak Afrika. Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi, 16(47), 1058. https://doi.org/10.21076/vizyoner.1579216
Aydın, E. İ., Dikmen, R., Şahin, S., & Arıöz, A. (2023). GÖÇ ve İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN KADIN SAĞLIĞINA ETKİSİ. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/tjhr/issue/84826/1232107
Aydın, R., & Demirbaş, M. (2020). 21. YÜZYILIN EN BÜYÜK TEHDİDİ: KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ. NWSA Academic Journals, 15(4), 163. https://doi.org/10.12739/nwsa.2020.15.4.5a0143
BALCILAR, A. N. (2022). İKLİM ADALETİ BAĞLAMINDA SINIRLAR VE İKLİM GÖÇÜ. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/uepd/issue/70405/1133399
Balsari, S., Dresser, C., & Leaning, J. (2020). Climate Change, Migration, and Civil Strife [Review of Climate Change, Migration, and Civil Strife]. Current Environmental Health Reports, 7(4), 404. Springer Science+Business Media. https://doi.org/10.1007/s40572-020-00291-4
Benveniste, H., Oppenheimer, M., & Fleurbaey, M. (2022). Climate change increases resource-constrained international immobility. Nature Climate Change, 12(7), 634. https://doi.org/10.1038/s41558-022-01401-w
Birpınar, M. E., & Tuğaç, Ç. (2022). Climate Security and Migration: An Evaluation for the World and Turkey. Insight Turkey, 24, 105. https://doi.org/10.25253/99.2022241.7
Bulut, I. C. (2022). Legal Migration Management within the Scope of European Union Law. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/esad/issue/74371/1162475
CENGİZ, S., & Kiymiş, İ. (2021). Analysis of Polyclinic Services and Costs of Immigrant Groups Applying to Gümüşhane State Hospital. DergiPark (Istanbul University). https://doi.org/10.36362/gumus.940800
Chen, H., & Goutte, S. (2025). Migration surge under the context of climate change: a case study of China. Environmental Economics and Policy Studies. https://doi.org/10.1007/s10018-024-00431-2
Coniglio, N. D., & Pesce, G. (2014). Climate Variability and International Migration: An Empirical Analysis. SSRN Electronic Journal. https://doi.org/10.2139/ssrn.2515887
Conte, B. (2022). Climate Change and Migration: The Case of Africa. SSRN Electronic Journal. https://doi.org/10.2139/ssrn.4226415
Demir, E. (2024). Can the Security Council Play an Effective Role in the Area of Climate Change? Opportunities and Challenges. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/ulisa/issue/85839/1487481
DEMİRCİ, K. (2019). Uluslararası ve Ulusal Mevzuat Hükümleri Çerçevesinde İklim Mültecisi Kavramı ve Türkiye Özelinde Yaratacağı Muhtemel Sorunlar. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/tsbder/issue/50740/660963
Doğan, S., Doğan, E., & TÜZER, M. (2020). KÜRESEL ISINMA VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ: BİLİMSEL UZLAŞMADAN POLİTİK AYRIŞMAYA. İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 19(39), 1453. https://doi.org/10.46928/iticusbe.759056
Ekşi, N. (2023). No Way Out for Climate Refugees’ Asylum Applications in Court Decisions and Conventions. Medicine Law & Society, 16(1). https://doi.org/10.18690/mls.16.1.55-86.2023
ELHAMİD, A., & ŞÖHRET, M. (2025). İklim Değişikliğinin Uluslararası Göçlere Etkisi: Gelecek Senaryoları. Küresel Politika Çalışmaları Dergisi, 1(2), 101. https://doi.org/10.29329/kurepol.2024.1112.6
ERDOĞAN, Z., & CANTÜRK, S. (2022). İklim-Çatışma-Göç Bağını Anlamak: İklim-Çatışma Bölgelerinden Türkiye’ye Göç. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/siyasal/issue/69445/994670
Erdoğan, Z., & CANTÜRK, S. (2022). Understanding the Climate-Conflict-Migration Nexus: Immigration from Climate-Conflict Zones to Turkey. Siyasal Journal of Political Sciences, 31(1), 137. https://doi.org/10.26650/siyasal.2022.31.994670
Fejerskov, A. M., & Engberg‐Pedersen, L. (2024). Vi er ikke universets centrum : Afrikas opstigning i international politik og Europas hykleri. Research Portal Denmark, 233(2), 16. https://local.forskningsportal.dk/local/dki-cgi/ws/cris-link?src=diis&id=diis-a060dbad-5762-433e-9ce5-fd9dc231b491&ti=Vi%20er%20ikke%20universets%20centrum%20%3A%20Afrikas%20opstigning%20i%20international%20politik%20og%20Europas%20hykleri
GÖNÜLLÜ, G. (2025). İKLİM KRİZİNİN YENİ YÜZÜ: KÜRESEL GÖÇ DİNAMİKLERİNDE İKLİM MÜLTECİLİĞİNİN ROLÜ. Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 16(31), 112. https://doi.org/10.36543/kauiibfd.2025.005
GÖRGÜLÜ, Ç., & Görgülü, L. (2021). İklim Değişikliğine Eko-Morfolojik Yaklaşım: Kentsel Çeper Kuşak Alanları. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/jenas/issue/60444/886930
Gromilova, M. (2015). Can the EU Seasonal Workers’ Directive Alleviate the Pending Crisis of Climate-Induced Displacement. European Labour Law Journal, 6(4), 292. https://doi.org/10.1177/201395251500600402
Groundswell: PREPARING FOR INTERNAL CLIMATE MIGRATION. (2022). [Data set]. In Climate Change and Law Collection. https://doi.org/10.1163/9789004322714_cclc_2021-0026-163
Güler, A. (2021). Göç Olgusunun Çok Boyutlu Etkileri ve Türkiye’ye Yansımaları. Kırklareli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 10(2), 218. https://doi.org/10.53306/klujfeas.943416
Gupta, D., Kumar, P., Okano, N., & Sharma, M. (2025). Climate-Induced Migration in India and Bangladesh: A Systematic Review of Drivers, Impacts, and Adaptation Mechanisms. Climate, 13(4), 81. https://doi.org/10.3390/cli13040081
GÜRÇAM, S. (2022). Climate Victims in the Framework of Climate Crisis and Sovereignty. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/jirps/issue/76903/1226750
Gürler, H. E. (2024). Avrupa Birliği Ülkelerinin İklim Değişikliğine Uyum Performanslarının Bütünleşik MEREC-MOORA Yaklaşımıyla Değerlendirilmesi. Optimum Ekonomi ve Yönetim Bilimleri Dergisi, 11(2), 366. https://doi.org/10.17541/optimum.1454898
Harper, S. (2012). Environment, migration and the European demographic deficit. Environmental Research Letters, 7(1), 15605. https://doi.org/10.1088/1748-9326/7/1/015605
Harun, M., Rahman, A., & Ferdous, J. (2025). Vulnerabilities of climate change-induced displacement and migration in South Asia. Discover Global Society, 3(1). https://doi.org/10.1007/s44282-025-00237-x
Hildén, M., Lahn, G., Carter, T. R., Klein, R. J. T., Otto, I. M., Pohl, B., Reyer, C., & Tondel, F. (2020). Cascading climate impacts: a new factor in European policy-making. https://doi.org/10.55317/casc002
Huber, J., Madurga-Lopez, I., Murray, Ú., McKeown, P. C., Pacillo, G., Läderach, P., & Spillane, C. (2023). Climate-related migration and the climate-security-migration nexus in the Central American Dry Corridor. Climatic Change, 176(6). https://doi.org/10.1007/s10584-023-03549-6
Ibrahim, B., & Mensah, H. (2022). Rethinking climate migration in sub-Saharan Africa from the perspective of tripartite drivers of climate change. SN Social Sciences, 2(6). https://doi.org/10.1007/s43545-022-00383-y
İlyas, N. Ş., & Tekelioğlu, S. N. Ç. (2025). İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELEDE DÖNGÜSEL EKONOMİ ÇALIŞMALARININ KAMU POLİTİKALARINDAKİ ROLÜ. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/en/pub/aeuiibfd/issue/93174/1627818
KAÇMAZ, F. K., & Özaydın, M. M. (2019). Sosyal Politika Disiplini Bağlamında Küresel İklim Değişikliği. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/cider/issue/50917/577760
KAÇMAZ, G. (2021). İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELEDE DOĞA TEMELLİ ÇÖZÜMLER. PEYZAJ, 3(2), 82. https://doi.org/10.53784/peyzaj.1022369
Kamouna, S. (2021). EU Migration policy to the test of fundamental rights. HAL (Le Centre Pour La Communication Scientifique Directe). https://tel.archives-ouvertes.fr/tel-03740462
KANBİR, Ö. (2022). Göç ve Ekonomik Gelişme. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/kkujebpir/issue/74541/1190153
KANBİR, Ö. (2023). AVRUPA BİRLİĞİ VE SON GÖÇ DALGALARININ POLİTİK EKONOMİSİ. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/ijephss/issue/75024/1229700
Karakayacı, Z., Karakayacı, Ö., & Polat, A. T. (2023). Beyşehir Gölü Milli Parkı çevresel değerlemesinin seyahat maliyeti ve koşullu değerleme yöntemleri ile belirlenmesi. Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi, 38(4), 2085. https://doi.org/10.17341/gazimmfd.928102
Karayigit, M. T., & Kiliç, M. (2021). THE LEGAL STATUS AND PROTECTION OF CLIMATE REFUGEES IN THE EU. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akdhfd/issue/64828/992367
Khamis, R. (2021). The Governance of Adaptation to Climate Change in Medium-sized European Cities. : a comparative assessment of Växjö (Sweden), Nijmegen (Netherlands), Leuven (Belgium), Rouen (France) and San Sebastian (Spain). HAL (Le Centre Pour La Communication Scientifique Directe). https://theses.hal.science/tel-03544728
Kılıçarslan, E. (2025). Yeşil Sosyal Hizmet Entegrasyonu: İklim Mülteciliği ve Sürdürülebilir Bir Gelecek. Istanbul Bilgi University. https://doi.org/10.47613/reflektif.2025.203
Kızmaz, Z. (2020). The Impact of Climate Change in Rural Area and Alternative Searches: A Sociological Approach. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 31(1), 431. https://doi.org/10.18069/firatsbed.827702
Köse, İ. (2018). İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MÜZAKERELERİ: TÜRKİYE’NİN PARİS ANLAŞMASI’NI İMZA SÜRECİ. Ege Stratejik Araştırmalar Dergisi, 9(1), 55. https://doi.org/10.18354/esam.329348
Kouni, M. (2018). Impact of refugee population on development: A comparative analysis for the case of host economies. Review of Economic Perspectives, 18(1), 77. https://doi.org/10.2478/revecp-2018-0005
Külcür, R. (2020). Gender As The Missing Component In The Turkish Climate Change Policies And Academic Papers | İklim Değişikliği Politikalarının ve Akademik Makalelerin Toplumsal Cinsiyet Perspektifi Açısından Sorgulanması. Akdeniz Kadın Çalışmaları ve Toplumsal Cinsiyet Dergisi, 3(2), 287. https://doi.org/10.33708/ktc.819484
Külüşlü, E. (2020). İklim Göçmenliği Sorununun Hukuki Boyutu. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/ppil/issue/56082/809887
Külüşlü, E. (2021). İklim Göçmenliği Sorununun Hukuki Boyutu. Public and Private International Law Bulletin. https://doi.org/10.26650/ppil.2020.40.2.0088
Kwanhi, T., Modiba, F. S., Mago, S., Matindike, S., & Damiyano, D. (2024). Conceptualizing climate-induced migration in Africa. Environmental Development, 52, 101049. https://doi.org/10.1016/j.envdev.2024.101049
Lerpold, L., Sjöberg, Ö., & Wennberg, K. (2023). Migration and Integration in a Post-Pandemic World. https://doi.org/10.1007/978-3-031-19153-4
Łukaniszyn-Domaszewska, K., Mazur-Włodarczyk, K., & Łukaniszyn, M. (2025). Unveiling the Interrelations Between Migration, Climate Change, and Energy Transitions in the Context of Socioeconomic Disparities. Energies, 18(7), 1625. https://doi.org/10.3390/en18071625
Marotzke, J., Semmann, D., & Milinski, M. (2020). The economic interaction between climate change mitigation, climate migration and poverty. Nature Climate Change, 10(6), 518. https://doi.org/10.1038/s41558-020-0783-3
Maystadt, J.-F., Hirvonen, K., Mabiso, A., & Vandercasteelen, J. (2019). Impacts of Hosting Forced Migrants in Poor Countries. Annual Review of Resource Economics, 11(1), 439. https://doi.org/10.1146/annurev-resource-090518-095629
MEMİŞ, O. B. (2023). İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE SOSYAL ADALET: SOSYAL POLİTİKA VE DAYANIKLILIK ÇERÇEVESİNDEN BİR İNCELEME. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/usakuyg/issue/82081/1412057
Millock, K., & Withagen, C. (2021). Climate and Migration. In Climate and Development (p. 309). Taylor & Francis. https://doi.org/10.1142/9789811240553_0010
Mittal, S., Chandel, A., & Le, T. M. (2024). Social and Economic Impacts of Climate-Induced Migration and Displacement. In Advances in environmental engineering and green technologies book series (p. 49). IGI Global. https://doi.org/10.4018/979-8-3693-5792-7.ch003
Nawrotzki, R., & DeWaard, J. (2017). Putting trapped populations into place: climate change and inter-district migration flows in Zambia. Regional Environmental Change, 18(2), 533. https://doi.org/10.1007/s10113-017-1224-3
Özdeş, M. (2023). Küresel İklim Değişikliği ve Çevresel Değişimlerin Etkisi Altında Arazi Değişim Biliminin Ortaya Çıkışı: Kurak ve Yarı Kurak Ekosistemlerde Arazi Değişimi. Coğrafi Bilimler Dergisi, 21(2), 660. https://doi.org/10.33688/aucbd.1198890
ÖZERDEM, F. (2024). İKLİM KRİZİNİN GÖLGESİ ALTINDA AVRUPA YEŞİL MUTABAKATI VE TÜRKİYE’Yİ BEKLEYEN ZORLUKLAR. Akademi Sosyal Bilimler Dergisi, 11(31), 51. https://doi.org/10.34189/asbd.11.31.004
ÖZERDEM, F., & BARLAS, B. (2021). KOPENHAG OKULU ÇERÇEVESİNDE 2020 ve SONRASI DÜNYA POLİTİKASININ YENİ SORUNU: İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ve İKLİM GÖÇMENLERİ. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/sbe/issue/67717/997189
Özkan, K. M. (2024). BİR GÜVENLİK SORUNU OLARAK İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ÇATIŞMA İLE İLİŞKİSİ. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/en/pub/jsis/issue/86607/1538441
Özvar, S. (2022). İklim Değişikliği: Etkiler ve Karşılaşılan Zorluklar Kapsamında Bir Değerlendirme. Maliye Çalışmaları Dergisi / Journal of Public Finance Studies, 68, 81. https://doi.org/10.26650/mcd2022-1169899
Pasini, A., & Amendola, S. (2019). Linear and nonlinear influences of climatic changes on migration flows: a case study for the ‘Mediterranean bridge.’ Environmental Research Communications, 1(1), 11005. https://doi.org/10.1088/2515-7620/ab0464
Reimann, L., Jones, B., Bieker, N., Wolff, C., Aerts, J. C. J. H., & Vafeidis, A. T. (2023). Exploring spatial feedbacks between adaptation policies and internal migration patterns due to sea-level rise. Nature Communications, 14(1), 2630. https://doi.org/10.1038/s41467-023-38278-y
Rikani, A., Frieler, K., & Schewe, J. (2022). Climate change and international migration: Exploring the macroeconomic channel. PLoS ONE, 17(11). https://doi.org/10.1371/journal.pone.0276764
Rikani, A., Otto, C., Levermann, A., & Schewe, J. (2022). More people too poor to move: divergent effects of climate change on global migration patterns. Environmental Research Letters, 18(2), 24006. https://doi.org/10.1088/1748-9326/aca6fe
Schweizer, P.-J., Hofbauer, B., & Einhäupl, P. (2025). Systemic Risk Governance for Disaster Risk Management and Climate Change Adaptation (p. 37). https://doi.org/10.1007/978-3-032-07136-1_3
Semenza, J. C., & Ebi, K. L. (2019). Climate change impact on migration, travel, travel destinations and the tourism industry. Journal of Travel Medicine, 26(5). https://doi.org/10.1093/jtm/taz026
ŞENGÜL, B., & MURAT, G. (2024). Küresel İklim Krizinin Sosyal Boyutu ve Sosyal Politika Önlemleri. Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi, 15(41), 342. https://doi.org/10.21076/vizyoner.1310015
Sipahioğlu, B. Ö. (2022). KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN BİR SONUCU OLARAK İKLİM GÖÇÜ. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akademik-hassasiyetler/issue/74690/1171379
Sümer, G. Ç. (2021). İklim Değişikliği Bağlamında Kıyı Başkentlerinin Durumu Ve Geleceği Üzerine Bir İnceleme. Cankiri Karatekin Universitesi Iktisadi ve Idari Bilimler Fakultesi Dergisi. https://doi.org/10.18074/ckuiibfd.640901
Tan, E. (2023). Climate Change And Social Policy: Roadmap For A Just Future. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/ulisa/issue/82084/1285834
TAŞDEMİR, İ. (2023). The Problem Of The Diffusion Of Climate Norms In The European Union. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/jdr/issue/84112/1405751
Tekin, M. K., & Deniz, O. (2025). İklim Değişikliği Kaynaklı Göç Potansiyeli: Türkiye Üzerine Çok Boyutlu Bir Alan Araştırması. Coğrafi Bilimler Dergisi, 23(1), 236. https://doi.org/10.33688/aucbd.1517859
Thalheimer, L., Cottier, F., Kruczkiewicz, A., Hultquist, C., Tuholske, C., Benveniste, H., Freihardt, J., Hemmati, M., Kam, P. M., Pricope, N. G., Hoek, J. V. D., Zimmer, A., Sherbinin, A. de, & Horton, R. M. (2025). Prioritizing involuntary immobility in climate policy and disaster planning. Nature Communications, 16(1), 2581. https://doi.org/10.1038/s41467-025-57679-9
Tuğaç, Ç. (2021). An Evaluation on Integrated Disaster Risk Reduction and Climate Change Adaptation Approach. Afet ve Risk Dergisi, 4(1), 1. https://doi.org/10.35341/afet.891478
Tuholske, C., Landro, M. A. D., Anderson, W., Duijne, R. J. van, & Sherbinin, A. de. (2024). A framework to link climate change, food security, and migration: unpacking the agricultural pathway. Population and Environment, 46(1). https://doi.org/10.1007/s11111-024-00446-7
Türkeş, M. (2017). Drought Vulnerability and Risk Analysis of Turkey with Respect to Climatic Variability and Socio-Ecological Indicators. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/ecd/issue/33350/371157
Türkeş, M. (2022). IPCC’nin Yeni Yayımlanan İklim Değişikliğinin Etkileri, Uyum ve Etkilenebilirlik Raporu Bize Neler Söylüyor? Resilience, 6(1), 197. https://doi.org/10.32569/resilience.1098946
UDREA, R. (2023). The Paradox of Climate Change Migration. Perspective Politice, 16. https://doi.org/10.25019/perspol/23.16.9
ÜSTÜN, Y. M. (2019). Antropojenik İklim Değişikliğine Bağlı Deniz Seviyesi Değişiminin Sinop Yarımadası’na Olası Etkileri. Afet ve Risk Dergisi, 2(2), 64. https://doi.org/10.35341/afet.567218
Veronesi, M., & Drews, M. (2024). Policy Brief : Review of the Economics of Climate Change and Adaptation in Europe. In Research Portal Denmark (p. 25). Technical University of Denmark. https://local.forskningsportal.dk/local/dki-cgi/ws/cris-link?src=dtu&id=dtu-0005a7ae-3aa9-4e83-84d0-58777a158680&ti=Policy%20Brief%20%3A%20Review%20of%20the%20Economics%20of%20Climate%20Change%20and%20Adaptation%20in%20Europe
VURAL, Ç. (2025). Antroposen ve iklim krizi: Doğanın sömürülmesinden adaletsizliğe. DergiPark (Istanbul University). https://doi.org/10.30783/nevsosbilen.1622492
Waha, K., Krummenauer, L., Adams, S., Aich, V., Baarsch, F., Coumou, D., Fader, M., Hoff, H., Jobbins, G., Marcus, R., Mengel, M., Otto, I. M., Perrette, M., Rocha, M., Robinson, A., & Schleussner, C. (2017). Climate change impacts in the Middle East and Northern Africa (MENA) region and their implications for vulnerable population groups. Regional Environmental Change, 17(6), 1623. https://doi.org/10.1007/s10113-017-1144-2
Waters, M. C. (2024). Preparing for climate migration and integration: a policy and research agenda. Journal of Ethnic and Migration Studies, 51(1), 4. https://doi.org/10.1080/1369183x.2024.2438449
Yang, X., Chen, D., Wahab, I., & Burman, A. (2025). Evidence of climate and economic drivers affecting migration in an unequal and warming world. Communications Earth & Environment, 6(1). https://doi.org/10.1038/s43247-025-02811-2
YAZICI, İ. G. (2018). Lizbon Stratejisi ve Avrupa 2020 Hedeflerinde Bölgesel Kalkınma ve Sosyal Politikalar. DergiPark (Istanbul University). https://dergipark.org.tr/tr/pub/mana/issue/42538/477646
ZANBAK, M., Ekinci, M., & Atvur, S. (2020). ÇEVRE DOSTU BÜYÜME MÜMKÜN MÜ? YÜKSELEN PİYASALARA YÖNELİK AMPİRİK BİR ANALİZ. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi, 10(2), 453. https://doi.org/10.30783/nevsosbilen.661247
İlgili Yayınlar

MECLİS’İN İLK KANUNU, “AĞNAM RESMİ KANUNU”
Osmanlı kayıtlarında “Adet-i Ağnam”, “Resm-i Ganem” olarak da geçen Ağnam Vergisi, şer’i vergiler kapsamında koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvan sayısına bağlı olarak tahsil edilmekteydi. Genellikle, hayvanların kuzulama ve doğurma döneminden sonraki nisan ve mayıs aylarında toplanmaktaydı. Duruma ve coğrafi bölgeye göre değişiklik göstermekle birlikte genel olarak iki koyun veya keçi karşılığı bir akçe şeklinde uygulanmaktaydı.

Naif Gerçeklik ve Sosyal Kimlik Teorisi Bağlamında Amerika'daki Demokrat ve Cumhuriyetçi Partilerin Analizi
Amerika Birleşik Devletleri'nin siyasi yapısı, başkanlık sistemiyle yönetilen federal bir cumhuriyet olup, siyasal sahne on yıllardır Demokrat ve Cumhuriyetçi partiler etrafında şekillenmiştir. Bu iki parti arasındaki ideolojik ayrışmalar ve çatışmalar, ülkenin iç ve dış politikalarını derinden etkilemekle birlikte, seçmenlerin siyasal davranışlarını anlamada Sosyal Kimlik Teorisi önemli bir çerçeve sunmaktadır. Bu teori bağlamında, siyasi kimlik ve inanç sistemleri, bireylerin kendi parti içi ve karşıt parti üyelerine yönelik algılarını biçimlendirerek, iç grup sadakati ve dış grup ayrımcılığını tetiklemektedir. Bu dinamik, parti üyelerinin kendi gruplarının ideolojik duruşlarını benimsemesine ve karşıt gruplara karşı olumsuz tutumlar sergilemesine neden olarak, siyasi kutuplaşmayı güçlendirmektedir. Bu perspektif özellikle seçim dönemleri dışında bile kamuoyundaki tartışılan konuların siyasi kutuplaşmayı açıklamakta yetersiz kaldığı durumlarda, siyasi liderlerin fikir ayrılıklarının seçmenler düzeyinde kutuplaşmaya yol açma potansiyelini artırmaktadır. Bu bağlamda, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki ideolojik farklılıklar, sadece parti doktrinleri ile sınırlı kalmayıp, çevresel politikalar gibi spesifik alanlarda dahi belirgin kutuplaşmalara yol açabilmektedir.

İran'da Şii Teopolitiği: Şiilik ve Siyasallaşmanın Tarihsel Süreci ve Güncel Durumu
1979 İran İslam Devrimi, sadece bir rejim değişikliği değil, Şii teopolitiğinde devrimsel bir paradigma değişimidir. Ayetullah Humeyni, klasik ‘beklemeci’ Şii teorisini yıkarak Velayet-i Fakih doktrinini ortaya koymuştur. Humeyni’ye göre, Masum İmam’ın yokluğunda devletin yönetimi, İslam hukukunda uzman olan adil bir fakihin elinde olmalıdır. Bu, ulemanın sadece dini işlere rehberlik etmesi değil, devletin tüm kademelerinde mutlak otorite sahibi olması demektir.
