
Ateşkesin Külleri: Güney Lübnan’daki Yangınlar Askeri Bir Yöntem mi?
- DADilan Akın
Haber Analiz
'Güney Lübnan’daki itfaiyeciler, bölge sakinleri ve çevre örgütleri; İsrail ordusunun insansız hava araçlarından yanıcı mühimmat bırakarak, aydınlatma fişekleri ve beyaz fosfor kullanarak ormanları, zeytinlikleri ve tarım alanlarını ateşe verdiğini ileri sürmektedir. İsrail ordusu ise operasyonlarında sivillere ve çevreye verilen zararı azaltmak için önlem aldığını bildirmiştir '[1].
11 Ağustos 2026’da Güney Lübnan’ın Khiam kasabası dışındaki ağaçlık alanda yangın meydana geldi. Nebatiye Sivil Savunma Müdürü Hüseyin Fakih’e göre İsrail ordusunun bıraktığı aydınlatma fişekleri yangın çıkardı; söndürme ekibi bölgeye ulaştığında yakına düzenlenen bir insansız hava aracı saldırısı itfaiyecileri geri çekilmeye zorladı. Benzer yangınlar 7 ve 9 Ağustos’ta Kfarşuba’da, 1 Ağustos’ta ise Yarun’daki zeytin ve meyve bahçelerinde bildirildi [1]. İsrail’in daha önce açıkladığı gerekçe Hizbullah’ın ormanları savaşçılar ve tüneller için örtü olarak kullanması; Lübnanlı kaynakların ileri sürdüğü amaç ise çevreyi ve geçim alanlarını yok etmektir [1].
Bugünkü gerilim, Güney Lübnan’ın yarım yüzyıla yaklaşan işgal ve çatışma tarihinden ayrı düşünülemez. İsrail’in 1978’de Lübnan’a girmesinin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 425 sayılı kararı kabul etti ve UNIFIL (BM Lübnan Geçici Gücü) kuruldu. İsrail 1982’de Lübnan’ı yeniden işgal etti; bu dönemde tepki olarak ortaya çıkan Hizbullah, İsrail’in 2000’de güneyden çekilmesine kadar silahlı direnişi örgütledi [2, 3]. 2006’daki İsrail-Hizbullah savaşı sonrasında 1701 sayılı karar, Mavi Hat ile Litani Nehri arasındaki alanda yalnızca Lübnan devleti ve UNIFIL’e ait silahların bulunmasını öngördü [4].
Çatışma, Hizbullah’ın 8 Ekim 2023’te Gazze’ye destek amacıyla İsrail’e ateş açmasıyla yeniden süreklilik kazandı. Son savaş ise Hizbullah’ın 2 Mart 2026’da İran’a destek amacıyla İsrail’e saldırması ve İsrail’in hava harekâtı ve kara işgaliyle karşılık vermesiyle başladı [5]. Bu savaşta İsrail, hava saldırılarının ardından kara harekâtıyla Güney Lübnan’ın bazı kesimlerini işgal etti; kaynaklar ülke içindeki kitlesel yerinden edilmenin 1,2 milyon kişiye ulaştığını bildirdi [5]. Dolayısıyla bugünkü yangınlar boş arazide değil, sakinlerinin geri dönmeye çalıştığı işgal edilmiş ve ağır yıkıma uğramış köylerde çıkıyor.
Yangınlar Bir Savaş Yöntemi mi?
Guardian haberi, Beyrut merkezli imzalı saha çalışmasına; iki sivil savunma yöneticisinin, Yarun belediye başkanının, köylülerin ve Green Southerners’ın anlatımlarına dayanıyor. NASA FIRMS verileri yangınların konumunu doğruluyor, ancak mühimmat türünü ve kastı tek başına kanıtlamıyor [1]. Buna rağmen Khiam’da ekiplerin yakınına İHA saldırısı düzenlenerek çekilmeye zorlanması, Kfarşuba’da söndürülen alanın iki gün sonra yeniden ateşlenmesi ve itfaiyecilere yalnız iki noktada çalışma izni verilmesi, “olağan askeri faaliyet sırasında çıkan yangın” açıklamasını zayıflatıyor. Yarun’da 900 evden yalnızca 20’sinin ayakta kaldığı ve ardından kuşaklar boyu geçim sağlayan zeytinliklerin yakıldığı bilgisi, tahribatın sivil yaşamı hedef aldığını açıkça gösteriyor [1].
Önceki doğrulanmış vakalar da bu tabloyu destekliyor. Human Rights Watch, Ekim 2023-Mayıs 2024 arasında 17 Güney Lübnan belediyesinde İsrail’in beyaz fosfor kullandığını, 47 görüntüyü coğrafi olarak doğrulayarak belgeledi [6]. ACLED aynı dönemin geniş bir kesitinde Lübnan’daki orman ve tarım yangınlarının en az 115’ini İsrail saldırılarıyla ilişkilendirdi [7]. Dünya Bankası, yalnız 2024 çatışmasının Lübnan tarımında yarattığı zarar ve kaybı 1,2 milyar dolar olarak hesapladı [8]. Financial Times ve Lighthouse Reports ise Ağustos 2026’da Güney Lübnan’daki tarım alanları ile ormanların yüzde 20’den fazlasının yok edildiğini aktardı [9]. Bu veriler, çevresel yıkımın aynı zamanda gelir kaybı, zorunlu göç ve geri dönüşün engellenmesi anlamına geldiğini gösteriyor.
İsrail, Hizbullah’ın ormanları savaşçılar ve tüneller için örtü olarak kullandığını savunuyor [1]. Ancak bu gerekçe, ateşkes sonrasında sivil savunmanın yangını söndürme çabasının engellenmesini veya köylerin üretim altyapısının yakılmasını meşrulaştırmaz. Haberde kullanılan “ekokırım” kavramı henüz bir mahkeme hükmü değil de yalnızca çevre örgütünün nitelemesi olsa bile tekrarlanan ateşleme, daha önce belgelenmiş fosfor kullanımı ve tarımsal tahribat birlikte değerlendirildiğinde bağımsız soruşturma gerektiren sistematik bir örüntü vardır.
Sonuç ve Değerlendirme
Eldeki bulgular, Ağustos 2026 yangınlarının İsrail mühimmatıyla bağlantılı olduğu iddiasını inandırıcı kılmakta; önceki doğrulanmış fosfor kullanımı ve tekrarlanan olaylar sistematik bir uygulama olasılığını güçlendirmektedir. Bu nedenle İsrail’in eylemleri bağımsız biçimde soruşturulmalıdır. Bu da ancak İsrail’in işgal ettiği alanlardan çekilmesiyle, Lübnan Sivil Savunması’na koşulsuz ve güvenli erişim sağlanmasıyla ve UNIFIL öncülüğünde uydu verisi, mühimmat kalıntıları ile İHA kayıtlarını birleştiren olay bazlı bir soruşturma yürütülmesiyle mümkündür. Böylece askeri üstünlüğü, uluslararası hukukun üzerinde bir dokunulmazlık zırhı olarak gören sorumluların uluslararası hukuk çerçevesinde hesap vermesi mümkün olur. Ayrıca gerçek bir ateşkesten söz edebilmek için zarar gören zeytinlikler, ormanlar ve köy altyapısı için tazminat ve ekolojik onarım mekanizmalarının kurulması gerekir. Böylece ateşkesin gerçek ölçüsü roket sayısındaki azalma değil, Lübnanlıların evlerine güvenle dönebilmesi olur. Çünkü toprak yakılmaya devam ediyor ve zeytin ağaçları küle dönüştürülüyorsa hiçbir şekilde gerçek barıştan söz edilemez.
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Uluslararası Siyaset, Adalet ve Toplum Araştırmaları Merkezi’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.
Kaynakça
[1] Christou, William. “Israel Deliberately Starting Wildfires in Southern Lebanon, Firefighters Say.” The Guardian, 12 Ağustos 2026. https://www.theguardian.com/world/2026/aug/12/israel-deliberately-starting-wildfires-in-southern-lebanon-firefighters-say.
[2] Norton, Augustus Richard. Hezbollah: A Short History. 3. bs. Princeton, NJ: Princeton University Press, 2018. https://assets.press.princeton.edu/chapters/s11303.pdf.
[3] United Nations Interim Force in Lebanon (UNIFIL). “Background.” Son güncelleme 22 Nisan 2026. https://unifil.unmissions.org/en/background.
[4] United Nations Security Council. Resolution 1701 (2006). S/RES/1701. 11 Ağustos 2006. https://digitallibrary.un.org/record/581053.
[5] Abidellaoui, Jihed, ve Zohra Bensemra. “Lebanon Ceasefire Lifts Veil on Scale of Destruction and Trauma.” Reuters, 17 Haziran 2026. https://www.reuters.com/world/middle-east/lebanon-ceasefire-lifts-veil-scale-destruction-trauma-2026-06-17/.
[6] Human Rights Watch. “Lebanon: Israel’s White Phosphorous Use Risks Civilian Harm.” 5 Haziran 2024. https://www.hrw.org/news/2024/06/05/lebanon-israels-white-phosphorous-use-risks-civilian-harm.
[7] Mehvar, Ameneh. “Fires Caused by Attacks between the IDF and Hezbollah on the Rise since May.” ACLED, 16 Temmuz 2024. https://acleddata.com/brief/fires-caused-attacks-between-idf-and-hezbollah-rise-may-acled-insight.
[8] World Bank. “New World Bank Report Assesses Impact of Conflict on Lebanon’s Economy and Key Sectors.” 14 Kasım 2024. https://www.worldbank.org/en/news/press-release/2024/11/14/new-world-bank-report-assesses-impact-of-conflict-on-lebanon-s-economy-and-key-sectors.
[9] Joiner, Sam, David Hindley, Aditi Bhandari, Raya Jalabi ve Sam Learner. “Israel’s Campaign to Make Southern Lebanon ‘Unliveable.’” Financial Times, 12 Ağustos 2026. https://www.ft.com/content/25bc2df2-7ab8-4b1a-a30f-2fe4d47806ce.



