
2026 İsrail Genel Seçimleri: Netanyahu’nun İktidar Geleceği ve Muhalefetin Yükselişi
- FDFatma Doğan
İsrail, 27 Ekim 2026’da genel seçimini gerçekleştirmeye hazırlanırken, seçim süreci Başbakan Binyamin Netanyahu’nun siyasi geleceği açısından kritik bir döneme işaret etmektedir. Knesset’in feshedilmesiyle seçimlerin önü açılmış ve mevcut hükümetin geleceği yeniden tartışmaya başlanmıştır.[1] Son anketlerde Netanyahu’nun Likud Partisi karşısında eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar partisi’nin öne çıkmasına rağmen İsrail’in koalisyon sistemi nedeniyle Netanyahu’nun siyasi olarak tamamen devre dışı kalması kesin değildir. Bununla birlikte İsrail’de hükümet kurmanın 120 sandalyeli Knesset’te en az 61 milletvekilinin desteğini gerektirmesi, seçim sonucunun yalnızca birinci partinin belirlenmesiyle açıklanamayacağını göstermektedir.[2] 2026 İsrail seçimleri yalnızca Netanyahu hükümetinin devam edip etmeyeceğini belirleyecek bir seçim değil; 7 Ekim 2023 sonrası İsrail siyasetinin güvenlik, demokrasi, koalisyon yönetimi ve Filistin meselesi üzerinden yeniden şekilleneceği kritik bir dönüm noktasıdır.
Seçime Giden Süreç ve Netanyahu Hükümetinin Durumu
İsrail’de erken seçime giden süreç, hükümet koalisyonu içerisindeki siyasi gerilimler ve Knesset’in feshedilmesi ile hızlanmıştır. Knesset, İsrail’in tek meclisli parlamentosudur ve 120 üyeden oluşmaktadır. İsrail’de hükümetin kurulabilmesi için Knesset’te en az 61 milletvekilinin desteği gerekmektedir. Bu nedenle seçimlerde en fazla sandalyeyi kazanan partinin hükümeti tek başına kurması zorunlu değildir; seçim sonrası koalisyon görüşmeleri hükümetin oluşumunda belirleyici olmaktadır. Haziran 2026’da fesih yasa tasarısını ilk okumada 106 oyla kabul etmiş, temmuz ayında ise parlamentonun feshi 62 oyla gerçekleşmiştir. Böylece 27 Ekim’de yapılacak seçimlerin yolu açılmıştır[3] Netanyahu’nun hükümeti seçimlere kadar görevini sürdürürken seçim sürecinin temel tartışması mevcut iktidarın devam edip edemeyeceği yönünde yoğunlaşmaktadır.
Netanyahu açısından seçimlerin en önemli özelliği, 2023’ten itibaren yaşanan güvenlik krizlerinin ve savaşların hükümet üzerindeki siyasi sorumluluk tartışmalarını artırmış olmasıdır. 27 Ağustos’ta Anadolu Ajansı’nın İsrail kamu yayın kuruluşu KAN’a dayandırdığı habere göre Netanyahu, kapalı toplantılarda Likud’un yaklaşık 10 sandalye kaybettiğini ve mevcut durum değişmezse seçimleri kaybedebileceklerini ifade etmiştir.[4] Bu açıklama; Netanyahu’nun kendi partisinin durumunu olumsuz bir şekilde ele alırken, kamuoyu anketlerindeki sonuçları açıklar yönde önemli bir değerlendirme sunmaktadır.
Bu nedenle Netanyahu’nun seçim stratejisinin yalnızca ekonomik ya da sosyal politikalarla değil; güvenlik yaptırımlarına, geleneksel sağ seçmen tabanına ve koalisyon ortaklarını seçim sonrası yeniden bir araya kapasitesine dayanması beklenmektedir. Başbakanın uzun yıllardır İsrail siyasetinde güvenlik konusundaki deneyimini temel siyasi avantajlarından biri olarak kullanması, seçim kampanyasında da güvenlik meselesinin merkezi konumunu koruyabileceğine işaret etmektedir.
Eisenkot’un Yükselişi ve Muhalefetin Seçim Stratejisi
Netanyahu’nun karşısındaki en önemli siyasi aktörlerden biri eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’tur. Eisenkot’un askeri geçmişi, özellikle 7 Ekim 2023 saldırısı sonrasında güvenlik meselesinin İsrail seçmeni açısından önemini koruduğu bir ortamda siyasi avantaj sağlayabilir. Gadi Eisenkot’un yükselişi, İsrail siyasetinde güvenlik meselesinin tamamen ortadan kalktığını göstermemektedir. Aksine Eisenkot’un eski Genelkurmay Başkanı olması, muhalefetin de güvenlik alanında güçlü bir siyasi kimlik oluşturmaya çalıştığını göstermektedir. Reuters, Eisenkot’un askeri geçmişi ve güvenlik konusundaki yaklaşımının onu Netanyahu karşısında önemli bir rakip haline getirdiğine dikkat çekmektedir.[5] Dolayısıyla seçimlerde ortaya çıkan temel değişim, güvenlik siyasetinin önemini kaybetmesi değil, güvenlik politikasını kimin daha etkili biçimde yürütebileceğine ilişkin siyasi rekabetin güçlenmesi olarak değerlendirilebilir.
Güncel anketler de bu yükselişi desteklemektedir. 26-27 Ağustos dönemindeki anketlerde Eisenkot’un Yashar Partisi’nin 24 sandalye, Likud’un ise 19 sandalye kazanabileceği öngörülmüştür. Aynı araştırmada Netanyahu karşıtı Yahudi partilerin toplam 57, Netanyahu’nun koalisyonunun ise 48 sandalye seviyesinde kaldığı görülmektedir.[6] Burada seçimlerin temel paradoksu ortaya çıkmaktadır: Netanyahu karşıtı blok güçlenmesine karşın muhalefetin kendi içeriğinde siyasi ve ideolojik farklılıklar bulunmaktadır. Bu nedenle Netanyahu’nun zayıflaması otomatik olarak Eisenkot liderliğinde istikrarlı bir hükümet kurulacağı anlamına gelmemektedir. Seçim sonrası koalisyon görüşmeleri de en az seçim sonucu kadar İsrail’in geleceği hakkında belirleyici olacaktır.
Filistin Meselesi ve Güvenlik Politikaların Geleceği
İsrail seçimlerini yalnızca iç siyasi dengeler açısından incelemek eksik bir değerlendirme olur. Filistin meselesi, Gazze’deki durum ve Batı Şeria’daki gelişmeler, seçim kampanyasının temel siyasi yapı taşları arasında yer almaktadır.
Bu konuda Eisenkot’un siyasi yaklaşımı dikkat çekicidir. Son açıklamalarında Eisenkot, iki devletli çözümü desteklemediğini belirtirken Netanyahu hükümetindeki aşırı sağcı bakanların Batı Şeria politikalarına yönelik eleştirilerini de sürdürmüştür.[7]
Bu durum seçim sonrasına ilişkin önemli bir çıkarıma yol açmaktadır. Netanyahu’nun seçimleri kaybetmesi durumunda İsrail’in Filistin politikasında otomatik olarak köklü bir değişiklik gerçekleşmesi beklenmemelidir. Olası değişiklik, hükümet içerisindeki aşırı sağ partilerin etkisinin azalması, Batı Şeria’daki yerleşim politikalarının uygulama biçimi ve güvenlik politikasının siyasi söylemde nasıl çerçeveleneceği gibi alanlarda ortaya çıkacağı düşünülmektedir.
Dolayısıyla 2026 seçimleri, İsrail toplumunun Filistin meselesine ilişkin temel yaklaşımının tamamen değişmesinden ziyade, bu yaklaşımın hangi siyasi aktörler tarafından ve hangi güvenlik perspektifiyle yönetileceğinin belirlenmesi açısından önem taşımaktadır.
Koalisyon Matematiği ve Seçim Sonrası Olasılıklar
Seçim sonuçlarının değerlendirilmesinde en önemli unsurlardan biri Knesset’teki sandalye dağılımıdır. Son anketlerde Eisenkot’un Yashar Partisi ile Netanyahu’nun Likud Partisi arasında bir fark oluşmasına rağmen, her iki siyasi blokun da tek başına 61 sandalyeye ulaşamadığı görülmektedir.[8] Bu nedenle seçimlerde birinci partinin belirlenmesi ve hükümetin kurulması arasında önemli bir siyasi süreç bulunmaktadır.
Bu durum seçim sonrasında üç temel senaryoyu gündeme getirmektedir. İlk senaryo Netanyahu liderliğindeki sağ blok yeniden güç kazanarak yeterli sandalye sayısına ulaşması sonucunda mevcut siyasi çizginin devamını sağlayabilmesi ihtimalidir. İkinci senaryoda Eisenkot liderliğindeki muhalefet farklı merkez ve muhalefet partilerini bir araya getirerek hükümet kurabilmesi ihtimali göz önünde bulundurulur. Üçüncü senaryo ise hiçbir blok 61 sandalyeye ulaşamadığı ve daha karmaşık bir koalisyon formülü gündeme geldiği senaryo üzerinde durulabilir.
Bunun beraberinde özellikle küçük partilerin seçim barajını aşamaması veya beklenenden fazla sandalye kazanması, blokların sandalye dağılımını değiştirebileceği düşünülmektedir. Nitekim son dönemde aşırı sağdaki bazı partilerin sandalye kazanma ihtimali Netanyahu’nun mevcut koalisyonunun geleceği açısından önem taşımaktadır.
Bu nedenle mevcut anketler Netanyahu’nun siyasi konumunun zayıfladığını gösterse de seçim sonucunun kesinleştiği sonucuna ulaşmak oldukça zordur. İsrail’deki parti sisteminin parçalı yapısı, seçim barajının altında kalan partilerin sandalye dağılımını değiştirebilmesi ve seçim sonrasında yapılacak koalisyon görüşmeleri mevcut tabloyu önemli ölçüde değiştirebilir.
Seçimlerin Dış Politika ve Ekonomi Üzerindeki Muhtemel Etkileri
İsrail seçimlerinin sonuçları ülkenin dış politika tercihleri açısından da önem taşımaktadır. Gazze, İran, Suriye, Türkiye ve ABD ile ilişkiler seçim sonrası kurulacak hükümetin karşılayacağı başlıca dış politika dosyaları arasında yer almaktadır. DW Türkçe’nin Ağustos ayında yayımladığı değerlendirmede, İsrail’in Suriye’ye yönelik sertleşen yaklaşımının İsrail’deki seçim atmosferiyle bağlantılı olabileceği yönündeki görüşlere yer verilmiştir.[9] Özellikle güvenlik tehditlerinin seçim kampanyasında merkezi bir konuma sahip olması, yeni hükümetin dış politika ve güvenlik kararlarının iç siyasi dengelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini göstermektedir.
Ekonomik açıdan da seçim sürecinin belirsizlik oluşturduğu görülmektedir. Reuters’ın 27 Ağustos tarihli haberine göre JPMorgan, seçim sonucunun İsrail para birimi şekelde yüzde 3’e kadar hareket yaratabileceğini değerlendirmiştir. Bankaya göre muhalefetin kazanması şekelin yüzde 2-3 oranında değer kazanmasına, Netanyahu’nun yeniden iktidara gelmesi ise yaklaşık yüzde 3 değer kaybına neden olabileceğini belirtmiştir.[10]
Bu değerlendirme, seçimlerin yalnızca siyasi iktidarın belirlenmesi açısından değil, yatırımcıların siyasi istikrar ve ekonomi politikalarına yönelik beklentileri bakımından da önem taşıdığını göstermektedir.
Sonuç ve Değerlendirme
2026 İsrail seçimleri, Netanyahu’nun siyasi geleceğinin ötesinde İsrail’in 7 Ekim 2023 sonrasında şekillenen siyasi düzeninin geleceğini de belirlemesi açısından önemli bir seçim olacağı görülmektedir. Güncel anketler Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi’nin Likud karşısında önemli bir avantaj elde ettiğini göstermektedir. Ancak muhalefet blokunun yeterli sandalyelik çoğunluğa ulaşamaması, Netanyahu’nun siyasi olarak tamamen devre dışı kaldığı sonucuna ulaşmayı engelleyebileceği açıkça görülmektedir.
Seçimlerin en önemli sonucu, İsrail’in siyasi rekabeti üzerinde kişisel mücadeleden ibaret olmadığı ortaya konmaktadır. Seçim aynı zamanda güvenlik politikalarının nasıl yürütüleceği, aşırı sağın hükümet içerisindeki rolünün ne olacağı ve dış politika açısından nasıl yollar uygulanacağı gibi noktalara da değinmektedir.
Bu nedenle 27 Ekim seçimlerinin temel belirleyicisi yalnızca hangi partinin birinci sırada yer alacağı değil, seçim sonrasında hangi siyasi blokun yeterli sandalyeye ulaşarak istikrarlı bir hükümet kurabileceğidir. Eisenkot’un yükselişi Netanyahu döneminin sona erme ihtimalini güçlendirmiş olsa da mevcut veriler kesin bir iktidar değişikliğini garanti etmemektedir. Dolayısıyla 2026 seçimleri, Netanyahu’nun siyasi geleceği açısından bir referandum niteliği taşırken aynı zamanda İsrail siyasetinin güvenlik, koalisyon siyaseti ve Filistin meselesi etrafında nasıl yeniden şekilleneceğini belirleyecek kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.,
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Uluslararası Siyaset, Adalet ve Toplum Araştırmaları Merkezi’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.
KAYNAKÇA
1. Deutsche Welle Türkçe, “İsrail: Meclis Feshedildi, Seçim 27 Ekim’de,” July 17, 2026, https://amp.dw.com/tr/i%CC%87srail-meclis-feshedildi-se%C3%A7im-27-ekimde/a-78007876, Son Erişim Tarihi: 28 Ağustos 2026.
2. Knesset. “Bill for Dissolution of the Twenty-Fifth Knesset Approved in First Reading.” June 2, 2026, https://main.knesset.gov.il/EN/News/PressReleases/Pages/press2626q.aspx Son Erişim Tarihi: 28 Ağustos 2026
3. Anadolu Ajansı. “İsrail Basınına Göre Netanyahu Seçimleri Kaybetmekten Korkuyor.” August 27, 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-basinina-gore-netanyahu-secimleri-kaybetmekten-korkuyor/4038634, Son Erişim Tarihi: 28 Ağustos 2026
4. Anadolu Ajansı. “Netanyahu’nun Rakibi Eisenkot da İsrail-Filistin Meselesinde İki Devletli Çözüme Karşı Olduğunu Söyledi.” August 27, 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/netanyahunun-rakibi-eisenkot-da-israil-filistin-meselesinde-iki-devletli-cozume-karsi-oldugunu-soyledi/4038777, Son Erişim Tarihi: 28 Ağustos 2026
5. Reuters. “Israel Election Could Swing Shekel by Up to 3%, JPMorgan Estimates.” August 27, 2026. https://www.reuters.com/world/middle-east/israel-election-could-swing-shekel-by-up-3-jpmorgan-estimates-2026-08-27/, Son Erişim Tarihi: 28 Ağustos 2026
6. Anadolu Ajansı, “Netanyahu Says His Party Will Lose Upcoming Elections ‘Unless Something Changes’,” August 27, 2026, https://v.aa.com.tr/4038645, Son Erişim Tarihi: 28 Ağustos 2026
7. Deutsche Welle Türkçe. “Netanyahu’nun Rakibi Eisenkot’tan İki Devletli Çözüme Ret.” August 27, 2026. https://amp.dw.com/tr/netanyahunun-rakibinden-iki-devletli-%C3%A7%C3%B6z%C3%BCme-ret-radikal-bakanlara-tepki/a-78532641, Son Erişim Tarihi: 28 Ağustos 2026
8. Deutsche Welle Türkçe. “İsrail-Türkiye Gerilimi: Ankara Temkinli.” August 20, 2026, https://amp.dw.com/tr/i̇srail-türkiye-gerilimi-ankara-temkinli/a-78442380, Son Erişim tarihi: 28 Ağustos 2026
[1] Deutsche Welle Türkçe, “İsrail: Meclis feshedildi, seçim 27 Ekim’de,” July 17, 2026
[2] Anadolu Ajansı, “Netanyahu'nun rakibi Eisenkot da İsrail-Filistin meselesinde iki devletli çözüme karşı olduğunu söyledi”, August 27, 2026
[3] Knesset, “Bill for Dissolution of the Twenty-Fifth Knesset Approved in First Reading,” June 2, 2026
[4] Anadolu Ajansı, “İsrail basınına göre Netanyahu seçimleri kaybetmekten korkuyor,” August 27, 2026
[5] Reuters, “Israel’s Netanyahu Faces Election Challenge from Hawkish Ex-General,” June 26, 2026
[6] Anadolu Ajansı, “Netanyahu Says His Party Will Lose Upcoming Elections ‘Unless Something Changes’,” August 27, 2026
[7] Deutsche Welle Türkçe, “Netanyahu’nun Rakibi Eisenkot’tan İki Devletli Çözüme Ret,” August 27, 2026
[8] Reuters, “Israel Election Could Swing Shekel by Up to 3%, JPMorgan Estimates,” August 27, 2026
[9] Deutsche Welle Türkçe, “İsrail-Türkiye gerilimi: Ankara temkinli,” August 20, 2026
[10] Reuters, “Israel Election Could Swing Shekel by Up to 3%, JPMorgan Estimates,” August 27, 2026



