
ABD'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni Hedef Alan Kampanyası
- HŞHülya Şam
Haber Analiz
‘Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Rubio, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM)'yi "ortadan kaldırma" sözü verirken, mahkemenin "ABD'nin egemenliği için kabul edilemez bir tehdit" oluşturduğunu öne sürdü. Rubio,"UCM ve destekçileri ülkemize karşı savaş yürütüyor. Bunu kurşunlar ya da füzelerle değil, tüzükler, anlaşmalar ve sözde uluslararası hukukun gücüyle yapıyorlar," ifadelerini kullandı. Rubio ayrıca, UCM'nin "ABD'nin siyasi ve hukuki sisteminin her yönünü tehdit ettiğini" savunarak, mahkemenin yalnızca "bir ülkenin yargı organlarının yetersiz kaldığı durumlarda en ağır suçları kovuşturmakla görevli sınırlı bir son çare mekanizması" olmaktan çıktığını ileri sürdü.’ [1]
ABD yönetimi; Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM), egemenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle etkisini zayıflatmayı hatta yok etmeyi amaçlayan bir kampanya başlattı. UCM; insanlığa karşı en ağır suçları işleyenlerin yargılanması amacıyla 1998 yılında Birleşmiş Milletler konferansında temeli atılmış, 1 Temmuz 2002 tarihinde Roma Statüsü ile resmi olarak faaliyete geçmiştir.[2] Kurulmasındaki asıl amaçlardan birisi, uluslararası suçları yargılamak için geçici mahkemeler yerine daimi bir mahkeme kurulmasıdır.[3]
UCM’nin yargı yetkisi; en ağır suçlar olarak gösterilen soykırım, savaş suçu, insanlığa karşı suç ve saldırı suçları ile sınırlıdır.[4] Roma Statüsü Madde 27’ye göre; devlet başkanı, hükümet veya parlamento üyesi olmak cezai sorumluluktan muafiyet sağlamaz. Madde 12’ye göre, Statü’ye taraf olan devletlerin topraklarında meydana gelen olayları yargılama yetkisine sahiptir.[5] UCM, Statü’ye taraf olan devletin vatandaşlarını da yargılayabilmektedir. Eğer suça iştirak eden kişi Statü’ye taraf olmayan bir devletin vatandaşı dahi olsa, suç taraf olan devletin topraklarında işlendiyse yargılanabilmektedir.[6] Mahkeme yalnızca 18 yaşını doldurmuş, gerçek kişileri yargılayabilir.[7]
BM Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararı ile başlatılan bir soruşturmada Statü’ye taraf olmayan devlet vatandaşları kovuşturulabilmektedir.[8] UCM’nin 100’den fazla üye ülkesi vardır fakat ABD üye ülkelere dahil değildir. ABD, UCM’nin 2023 yılında Rusya Devlet Başkanı Putin hakkında vermiş olduğu yakalama kararını desteklemiştir: “ ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Putin hakkındaki yakalama kararını destekliyor”[9]
UCM İsrail Başbakanı için de bir tutuklama emri çıkardı: “Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail Başbakanı Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Galant hakkında tutuklama emri çıkardı.”[10] Bununla birlikte, bu kez UCM’nin girişimi ABD tarafından olumsuz karşılanmıştır. Bu durum, ABD’nin UCM’ye yönelik tutumunun koşullara bağlı olarak farklılaştığını ve Mahkeme’ye ilişkin yaklaşımındaki tutarsızlıkları ortaya koymaktadır.
ABD, UCM’yi kendi egemenliğine yönelik bir tehdit olarak değerlendirmiş; Mahkeme’nin hukuki mekanizmaları siyasi amaçlarla kullandığını ve kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini ileri sürerek UCM’ye karşı kapsamlı bir kampanya başlatmıştır. Bu kapsamda ABD, diğer devletleri de UCM’den çekilmeye ve Mahkeme’ye sağladıkları siyasi, mali ve kurumsal desteği sonlandırmaya çağırmıştır. ABD’nin bu tutumu bazı tepkilere yol açmıştır: AB Komisyonu Dış İlişkiler sözcüsü Anouar el Anouni “Tutumumuz değişmedi ve son derece nettir. AB olarak, Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) ve Roma Statüsü'nde yer alan ilkelere desteğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.”[11] şeklindeki ifadesiyle AB’nin duruma karşı tutumunu dile getirmiştir.
ABD yönetimi, Statü’ye taraf olan ülkelerin anlaşmadan çekilmeleri için baskı uygulamaktadır. Mahkeme üyeleri için seyahat gibi yasakları gibi yaptırımlar uygulayıp, vatandaşlarının ve bankalarının UCM ile çalışmasını yasaklayarak mahkemeyi mali olarak zor durumda bırakmayı amaçlamaktadır. ABD, UCM’yi süper güçlerin egemenliğini kısıtlama aracı olarak görmektedir. Mahkemenin ülkelerin iç egemenliğine karıştığını iddia etmektedir. UCM ise bu iddiaları reddetmekte, suçun yalnızca taraf ülkelerin topraklarında yahut taraf ülkeye ait bir vatandaş tarafından herhangi bir yerde işlendiği hallerde yargı yetkisini kullanmaktadır. ABD UCM’ye taraf bir ülke değildir, yalnızca taraf ülkeye karşı bir suç işlediğinde yargılamaya tabi olacaktır. Yani ortada hiçbir sebep olmaksızın iç egemenliğe karışma gibi bir durum söz konusu değildir.
ABD’nin bu tutumu ilerleyen süreçlerde küresel ölçekte ciddi sorunlara yol açabilir. İsteğini yerine getirmeyen ülkelere yaptırımlar uygulayarak en başta mali olarak bu ülkeleri çıkmaza sokacaktır. Bu sebeple ABD’nin isteklerini yerine getirmek durumunda kalan ülkeler, UCM’den desteklerini çekecektir. Uluslararası hukuki güvenliği sağlayan, devletin önemli görevlilerine adaletin kılıcının her daim üzerinde durduğunu hissettiren kurum etkisini yitirebilecektir. Bu durum hukuki güvenliği zedeleyerek, adaletin yerine gelmesini sağlayan yaptırım kolunu ortadan kaldıracaktır. UCM’nin etkisiz hâle gelmesi, uluslararası alanda işlenen ağır suçların denetime tabi tutulmadan işlenebilir hâle gelmesinin yolunu açacaktır.
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Uluslararası Siyaset, Adalet ve Toplum Araştırmaları Merkezi’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.
[1] Marco Rubio'dan UCM'ye karşı kampanya: 'ABD'nin egemenliğine tehdit’, Euronews, https://tr.euronews.com/2026/07/14/marco-rubiodan-ucmye-karsi-kampanya-abdnin-egemenligine-tehdit, Son Erişim Tarihi: 15 Temmuz 2026
[2] Orçun Ulusoy ve Umut Kılınç, Uluslararası Ceza Mahkemesi (Ankara: İnsan Hakları Gündemi Derneği Yayınları, 2008), s.15-19.
[3] Ayhan Döner ve Nesrin Dabanlıoğlu Alanur, "Uluslararası Ceza Mahkemesi Karşısında ABD'nin Durumu ve 'Madde 98 Andlaşmaları'," Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 21, s.3.
[4] Ulusoy ve Kılınç, Uluslararası Ceza Mahkemesi, s.22.
[5] Ulusoy ve Kılınç, Uluslararası Ceza Mahkemesi, s.32.
[6] Ulusoy ve Kılınç, Uluslararası Ceza Mahkemesi, s.33.
[7] Ulusoy ve Kılınç, Uluslararası Ceza Mahkemesi, s.33.
[8] Ulusoy ve Kılınç, Uluslararası Ceza Mahkemesi, s.33
[9] "ABD, UCM'nin Putin Hakkındaki Yakalama Kararını Destekliyor," Anadolu Ajansı, 18 Mart 2023, aa.com.tr.
[10] "Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Eski Savunma Bakanı Galant Hakkında Tutuklama Emri Çıkardı," Anadolu Ajansı, 21 Kasım 2024, aa.com.tr.
[11] ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesinin 'Oluşturduğu Tehdidi' Ortadan Kaldırmayı Hedefliyor," Anadolu Ajansı, 14 Temmuz 2026, aa.com.tr.



